the Flash Fan

iZombie 3. Bölüm “The Exterminator” – İnceleme

Dikkat: Bu yazı dizinin yayınlanan bölümleri hakkında Spoiler niteliğinde bilgiler içermektedir. Yazıyı okumadan önce bu durumu göz önünde bulundurun.

CW’de geçtiğimiz Salı yayınlanan üçüncü bölüm sonrası, bölümü aynı gün izlemiş olmama rağmen, inceleme konusunda biraz geciktiğimin farkındayım. Gerçi, diğer CW dizilerine nazaran henüz yeterli izleyici kitlesine ulaşamayan iZombie, ülkemizde de sanırım pek fazla kişiye ulaşamadı. İlk bölüm sonrasında kabaca tabir ile zorlama bir bölüm yayınlandığını ve bu nedenle diğer bölümleri beklemenin doğru olacağını söylemiştim.

Nitekim, dizinin yayınlanan ikinci bölümü, evet, olmaya başlıyor diyebileceğimiz türde bir bölüm oldu. Bana göre, dizinin en önemli dezavantajı, içerik anlamında daha önce hiçbir dizide görmediğimiz bir kurguya sahip olmasıdır. Diziyi zombi ya da doğaüstü olaylar ile ilgili olan diğer yapımlarla karşılaştırdığımızda henüz zorlayıcı faktörlerin ortaya çıkmaması, iZombie’in bu haftaki bölümünü izledin mi sorusunun yayılmasını engelliyor. Gerçi kendi penceremden baktığımda şu ana kadar epey kişiye, dizi için referans olduğumu söyleyebilirim.

iZombie 3. Bölüm “The Exterminator” – İnceleme

Giderek olgunlaşmaya başlayan ve anlatılmak isteneni artık, daha rahat bir biçimde aktaran iZombie’in yayınlanan üçüncü bölümünde üç isim öne çıktı. Hiç kuşkusuz Liv’in başrol oluşunu bir kenara bırakırsak, ilk bölüm pek hoşuma gitmeyen dedektif Clive’in gelişme kaydettiğini ve Ravi’in kendine özgü tarzını yansıtmaya başladığını görüyoruz.

Vur – kaç ismi verilen bir cinayet üzerine araştırmalarına başlayan ekibimiz farkında olmadan, bu cinayetle ilişkili olan bir başka – bahis –  cinayetine daha dahil oluyor. Girişimci Peyton’un ölümü sonrası eski Seattle polisi, melek yatırımcı ve kiralık katil arasında ilerleyen ilişki, medyum zombimiz Liv’in görüşleri ile farklı bir boyuta taşınıyor.

Liv Moore’un çalıştığı hastane de arkadaşı olan ve partinin yapıldığı gece aynı teknede bulunan Marcy, iki kafadarın tesadüfi keşfi sonucu ortaya çıkıyor. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, TWD örneğinin aksine iZombie’de zombilerin, çizik ya da virüsün bulaşması sonrasında değil, uzun süre aç kalınması durumunda kendini kaybettiğini görüyoruz. Yine TWD’ye benzer şekilde dizide uzun süre aç kalan ve artık kalıcı zombiliğe erişen kişiler, daha sonra beyin tüketseler dahi geri dönemiyor.

Ravi Sempatikliği

Hiç kuşkusuz diziyi takip eden pek çok kişi, Liv’in patronu olan Ravi’yi dizinin en favori karakterlerinden biri olarak görüyor. Hem sempatik oluşu, hem beklenmeyen anlarda ortaya çıkışı, her diziye böyle bir oyunca lazım dedirtiyor.

Dedektif Clive Nereye Gidiyor?

İlk bölüm sonrasında yalnızca bizim değil, yabancı pek çok bloğunda eleştirdiği Clive Babineaux (Malcolm Goodwin) ciddi bir toparlanma yaşamış olacak ki artık olaylara daha farklı boyutta dahil oluyor. Özellikle ilk bölümde yaptığı kötü esprileri bir kenara bırakırsak, Clive’in gelecek vaat ettiğini düşünüyorum.

Olivia Moore – Rose McIver’ın Yükselişi

Dürüst olmam gerekirse, Rose McIver’ı iZombie öncesinde pek tanımıyordum. Belki de yer aldığı yapımlardan bazılarını izlemiş olabilirim fakat akılda kalıcı bir etki yaratmamış olacak ki(benim açımdan) bu dizide kendisini sıfırdan başlayan bir oyuncu olarak izlemeye başladım. İlk bölümde dahil olmak üzere, yediği her bölüm sonrası farklı kişilik ve yetenekleri elde eden Liv’in bu kişilikleri başarıyla yansıttığı ve o duyguyu hissettirdiğine inanıyorum.

Son Yorum

Dizinin gidişatından memnun olmakla birlikte, zombi – avcı – zombi konusunun ne kadar uzun süre götürülebileceğini merak ediyorum. TWD dram ağırlıklı zaman, zaman aksiyon gibi öğeler içermesi, tanıdık bir isim olması nedeniyle, şuanda en çok izlenen dizi konumunda. Fakat iZombie hem bu tür öğelerin daha az olması hem de daha alaycı bir yanı olması nedeniyle aslında fişi çekilmeye çok müsait bir dizi. Bana ait bir düşünce olmakla birlikte dizinin ilk sezon onunda yeni sezon onayını almasını dört gözle bekliyorum.

Benzer Yazılar

Avatar for Murat G.

Yazar: Murat G.

Yazıyı Paylaş