the Flash Fan

Supergirl S01E02 “Stronger Together” İnceleme

Yazıda bol miktarda Spoiler yer almaktadır. Lütfen yazıyı okumadan önce bu hususu göz önünde bulundurun.

İlk bölümü aylar öncesinde izleyenler arasında yer almam ve aradan geçen süre zarfında haberleri çok da sık takip etmemem nedeniyle, ikinci bölüm öncesinde bir tekrar yapma ihtiyacı duydum. Geçtiğimiz hafta “resmi” olarak yayınlanan ilk bölüm sonrasında hiç de beklenmeyen şekilde Supergirl’in “etkileyici” izlenme rakamlarına ulaştığını gördük. Yeni başlayan bir dizi olması, yayınlandığı kanal ve karakter olarak “S” ailesini temsil etmesi muhtemel etkenler arasında yer alıyor.

İlk bölümde sınırlı sayıda ismini duyduğumuz Superman – Çelik Adam, bu bölümde neredeyse Supergirl’den daha fazla telaffuz edildi. Şeklen görme şansımız “mümkün mü” bilmiyorum ancak, benim düşüncem bu şekilde devam etmesi durumunda dizinin itici bir hal alacağı yönünde. Metropolis’in National City ile kıyaslanması, Supergirl’in – kuzeni ile karşılaştırılması biraz abartı boyutuna ulaşmış gibi görünüyor. Ancak bu durumun geçici olacağına inanıyorum.

james olsen winn

İlk bölümün aksine ikinci bölümde Kara’nın biraz daha acemi haline dikkat çekilmiş. Superman’in bir kahraman olduğunu ilan etmesi ya da açığa çıkması sonrasında zaman, zaman hatalar yaptığından söz ediliyor. Ancak en azından Superman’in bu denli kötü dövüş sahneleri sunmayacağını biliyoruz. Diziye ve bölüme yönelik ilk eleştirim bu yönde olacak. Kara her ne kadar acemi ve henüz düzgün bir teknik sahibi olmasa da dövüş sanatları ustası “Batman” olmasını beklemeden biraz daha aktif olmalıydı. Alex elbette eğitimli bir ajan ancak karşısında Kriptonite maruz kalmasına karşın bir “S” yer alıyor. Bu sahnelerin oldukça ucuz olduğuna inanıyorum.

Uzaylı yakalama timi ise Cat Crant’ın yanında çok zayıf kalmış gibi görünüyor. Bölüm boyunca tek işlevi Kara için oluşturulan oda ve Kriptonit oldu. Ancak Hank Henshaw’ı canlı tutmak adına bu birime katlanmak zorundayız diye düşünüyorum.

superman cat grant

Cat Grant demişken, “Kara Seni Tanıyabilir” nasıl bir ifadeydi, anlam veremiyorum. Superman – Clark Kent’i her fırsatta vurgulayan bir bölüm için, neredeyse tamamen açık ve normal yaşantısındaki aynı görünümüyle karşımıza çıkan Supergirl’i tanımamak mümkün değil. Hatta Supergirl’i tanımak için Grant’ın yüz yüze gelmesine de pek gerek yok. Boy, boy afişlerde, gazetelerde doğal halinden bile daha net Kara’yı görebiliyoruz.

helgrammitekimdir

Hellgrammite ya da Roderick Rose’a baktığımızda ise bölümün ucuz bir kötüsü durumunda yer alıyor. Çekirge ve insansı bir yapıya sahip olan, insanötesi sıçrama gücü bulunan Hellgrammite, ilk olarak 1968’de Brave and the Bold ile görünmüş. Ruhunu ilerleyen dönemde ticari amaçları doğrultusunda kullanan Hellgrammite superinsan güçlerine, sıçrama ve salgı yeteneklerine aynı zamanda oldukça dayanıklı bir iskelete sahip, şeklinde tanımlanıyor. Karakter Crisis on Infinite Earths için önemli olsa da yeni halinin biraz daha değiştirilmiş olduğu görülüyor.

Comicbook gibi kaynaklarda dikkat ettiğim şekli ile bol, bol Hank Henshaw, Maxwell Lord gibi isimlere vurgu yapılıyor. Bir başka yazıda yine bu isimlere değinmeyi düşünüyorum.

Sonuç itibariyle, olumsuz Hellgrammite uyarlaması ve iyi yönlü Astra – Kara buluşması dışında, orta halli bir bölüm izledik. İlerleyen bölümde daha tutarlı olması durumunda 10 milyon üzeri bir reyting olmasa da The Flash ve Arrow toplamı düzeyinde izleyici kitlesine tutunacaktır.

Ekleme: Maxwell Lord’un fiziki olarak etkileyici olduğunu da söylemek gerekiyor.

Siz, yayınlanan bölüme ilişkin ne düşünüyorsunuz?

Benzer Yazılar

Avatar for Flash

Yazar: Flash

Yazıyı Paylaş