Bölüm Özetleri

The Flash 17.Bölüm “Tricksters” – İnceleme

Dikkat: Henüz ilgili bölümü izlememiş olan kişiler için bu yazı Spoiler niteliğinde bilgiler içermektedir. Yazıyı okumadan önce bu hususu göz önünde bulundurun.

Dün yayınlanan bölüm öncesinde sezon finaline hızla yaklaşırken hem promolar hem de setlerden paylaşılan görüntüler merakımın git gide artmasına neden oluyor. 15.bölümde zaman yolculuğu yapan ve bir gün öncesine dönen Flash, 16.bölümde içerik anlamında pek fazla şey sunmamış olsa da büyük sona izleyiciyi hazırlamayı başarmıştı.

Yayınlanan ve “Tricksters” ismi verilen 17.bölüm ise her ne kadar Düzenbazlar ismini alsa da Harrison Wells üzerine kurgulanmış. Ancak öncesinde Trickster’a bir göz atmak, Mark Hamill ve John Wesley Shipp’in buluşmasını incelemek istiyorum.

The Flash 17. Bölüm Tricksters – İnceleme

Dizide20 yıl önce olarak dile getirilmesine karşın 1990’yılında tek sezon 23 bölüm olarak yayınlanan The Flash’ta günümüz Flash’ında yer alan John Wesley Shipp, Amanda Pays gibi isimlerin yanında Trickster olarak tanıtılan Mark Hamill 2 bölümde diziye dahil olmuştu. Nostaljik bir sona sahip olsa da Mark Hamill – Trickster, Central City’in meta insanlarından önce gördüğü en tehlikeli kişiydi. Nitekim 11 sivil ve 2 polisin ölümüne neden olduğu söylenen Trickster, aynı zamanda akıl dışı oyunlarıyla etki yaratmıştı.

20 yıllık ara sonrasında bir taklitçi ya da varis ile yoluna devam eden Trickster – James Jesse’in aslında oğlu Axel Walker ile yıllardır görüştüğünü ve büyük planın hazırlığını yaptığını öğreniyoruz. Her ne kadar üstümüze vazife olmasa da Mark Hamill’in ne kadar büyük bir oyuncu olduğunu bir kez daha görmüş bulunduk. Zaten bir düzenbaz olarak hileleri ile meşhur olan Trickster’a aynı zamanda duygularını da katarak, sözde kusurları gören Joe West’i dahi aldatmayı başardılar.

Devon Graye ise diziyi izleyen ya da çizgi roman okuyan kişilerin pek de tanımadığı Axel Walker rolünü beklenenin üzerine çıkararak, Mark Hamill’e müthiş yardımlarda bulundu. Her iki karakterde bir an için suça sempati duymamı sağladı dersem yalan olmaz. Bu arada Breaking Bad 5. Sezon göndermesi de epey hoştu.

Dipnot: 1847 – 1882 yılları arasında yaşamış olan Jesse Woodson James, ABD’li bir haydut olup Missouri eyaletinde pek çok olaya karışmış ve Younger çetesinin en önemli ismi olmuştur. Ölümü sonrası Jesse Vahşi Batının simgelerinden biri haline gelirken hakkında oldukça geniş bir biyografi bulunmaktadır. Her ne kadar Trickster ile bir bağ kurulmasa da muhtemel aramalarda karşınıza çıkacağı için dipnot olarak eklemeyi uygun görüyorum.

Barry Allen  ve Ekibi –

Hafta içerisinde Cisco’un dizide Vibe olarak yer alacağının kesinleşmesinden sonra bu bölümde herhangi bir şey sunulup sunulmayacağını merakla bekliyordum. Fakat dizimizin neşe kaynağı olan Cisco’da dahil olmak üzere Caitlin, Eddie, Iris ve diğer pek çok isim, bu bölümde de ön plana çıkarılmadı. Hatta bazen, müdür Singh’in ana karakterlerden daha öne çıktığını bile düşünüyorum.

Harrison Wells Aslında Kim?

Yine, henüz sitede yayınlamamış olsak da yayınlanan son bölüm sonrası Harrison Wells Kim isimli bir video yayınlanmış ve pek çok kişinin aklı karışmıştı. Aslında tam da Reverse Flash’a ulaştık oh! diyecekken bambaşka bir Eobard Thawne’in ortaya çıkmasını beklemiyordum. Harrison Wells’in eşi ile geçmişinin gösterildiği bölümde, yaşanan kazanın dahi bir plan sonucu olduğu ve aslında Harrison Wells’in gerçekte iyi bir bilim insanı olduğunu görüyoruz.

Star Lab’ın temellerinin atıldığı yıllarda Wells ve eşinin 2020 yılında büyük bir keşif yaparak bir dizi olaylara yol açacağı söyleniyor. Fakat o tarihlerde Reverse Flash’ın Central City’de Barry Allen’ı öldürmek için yaptığı ziyaret ve minik Barry’in Flash tarafından kurtarılması, aynı zamanda Reverse Flash’ın güçlerini kaybetmesine ve speedforce ile kurduğu negatif ilişkinin bozulmasına neden oluyor.

Henüz pek kavrayamadığım bir şekilde güçlerini kaybeden Reverse Flash, Gideon’dan aldığı komut ile yeni bir suret arayışına giriyor. Harrison Wells ve eşinin geçirdiği kaza sonucu, Wells’i öldüren ve onun suretini alan Eobard Thawne, 2020 yılında gerçekleşmesi planlanan parçacık hızlandırıcı projesini biraz öne alıyor. Hani konuşmuyorduk gelecek hakkında?

16.bölümde geçmişe yaptığı yolculuk sonrası yaptığı tercihler nedeniyle zaman çizelgesinde bozulmalara neden olan Flash’ın aslında 2020 yılında yapılacak büyük deney sonrasında Flash olacağı ancak Eobard Thawne’in sabırsız olması nedeniyle bunun biraz daha öne alındığı ortaya çıkıyor.

Zaten Paradoksu Yaşıyoruz

Bildiğiniz gibi dizinin Flashpoint Paradox’a bağlanacağı yönünde çokça söylenti dolaşıyordu. Bugün yayınladığımız bir yazıda ( buradan ulaşabilirsiniz ) yaşananların hepsinin aslında bir paradoks sonunda ortaya çıkmış olabileceğine dair varsayımda bulunmuştuk. Nitekim 2020 yılında gerçekleşmesi gereken bir olayı öne almak, zaten bir paradoksun oluşmasına neden oluyor. Hatta, daha da ileri giderek 2020 yılında Wells ailesinin büyük bir keşif yapması beklenirken eşinin plansız bir şekilde öldürülmesi de dizinin aslında bugünün paradoksu olduğunu ortaya çıkarıyor.

Bu, şuanda dahi bir komplo teorisi olsa da son bölüm ve yaşanan olaylar aslında bunun teoriden biraz daha fazlası olduğunu gösteriyor. Ancak, Barry’in 15.bölümde yaptığı mini yolculuk ve olayların gidişatını etkilemesi, belki de yeni bir hikayenin doğuşunu sağlayabilir.

Sonlandırmadan 15. Bölüm dışında karakter gelişimi açısından pek fazla ilerleme kaydettiğini görmediğimiz Barry Allen – Flash, bu bölümde rüzgarı hissetmeyi ve sonunda titreşerek nesnelerin içerisinden geçmeyi başardı. Tamda Harrison Wells’in Reverse Flash olduğunu keşfetti dediğimiz anda ortaya yeni bir Eobard Thawne’in çıkması, tüm teorileri yeniden gözden geçirmemize neden olacak.

Ekleme: Justice League Paradoks’ta ayna ustası tarafından Trickster’a benzer şekilde, koşmaya mecbur bırakılan Flash, bir buzdağına çarpmak yerine tankerin içinden geçmeyi tercih etti.

Ekleme 2: Speedforce hadisesi henüz çok açık bir şekilde gösterilmediği için, fazla detaya girmek istemedim. Ancak sonraki bölümlerde zaman yolculuğu yapan, titreşen, speedforce’a ulaşan Flash’ın çok daha fazlasını sunacağından artık eminiz.

Göndermeler

– Başta 90’larda yayınlanan The Flash olmak üzere eski dizilere sıklıkla gönderme yapılan bölümlerden birisiydi. Mark Hamill’in “ben senin babanım” diyaloğunda Star Wars’a mini bir selam yollandı.

– Yine Mark Hamill, yaptığı son numaranın ne kadar iyi olduğunu ifade etmek için Breaking Bad ve Monalisa örneğini tam yerinde vurguladı.

– 52. sokak vurgusu, DC’in New 52 ile başlayan yeni dönemine ve evrenin sıfırlanmasına yapılan vurgulamaydı.

– Kuşkusuz çoğu kişi için Mark Hamill’in sergilediği performans, Joker ile bir bağ kurulmasını sağladı.

– Tony Bellows, The Flash’ın 1990 yılında yayınlanan dizisinde yer alan bir karakter olup Vito D’Ambrosio tarafından canlandırıldı.

Sizin yayınlanan yeni bölüm hakkında düşünceleriniz nelerdir?

Benzer Yazılar

Comments
To Top